14 Eylül 2017 Perşembe

Million Dollars Baby




Evet, uzun bir aradan sonra yeniden yazmaya başlamak enteresan. Aslında Instagram sayfamda paylaşıyordum ama karakter sayısı kısıtlı olduğu için yeniden bloğa dönme kararı verdim. Neyse…
Son zamanlarda gereksiz zaman fazlalığından şikâyetçiydim. Ben de ne yapsam da başlayacak yeni dönemi değerlendirsem diye düşünürken “Imdb Top 250” listesine denk geldim. Geçmişten günümüze yüksek puan almış filmler (özellikle 8.0 üzeri) listelenmiş. Genellikle birçok filmi izlemiş ve aşina olmuş olsam da sonunu, konusunu ya da felsefesini anımsayamadığım filmleri yeniden izlemeye; izleyemediklerime de bir şans verme kararı aldım.
Oturdum, müthiş sabır sahibi ben, el yazısıyla bu filmleri listeledim. Akabinde (bu kelimeyi söylerken nedense Avrupa Yakası dizisindeki Makbule aklıma gelir) izlediğim filmleri benim meşhur fosforlu kalemimle üstünü çizdim. Önümde izlemediğim ve izleyip de hatırlamadığım bir film yığını oluştu. İnşallah, konudan bağımsız olmak üzere filmleri, animasyonları, bilimkurguları izlemeye çalışacağım. Hatta şöyle bir düşüncem var, her güne bir top film eklemeyi düşünüyorum. Gün olur hızımı alamazsam o ayrı. Umarım bu yeni karar benim kaybolan motivasyonumu geri getirmede yardımcı olur.
Neyse, uzun bir giriş oldu ama galiba gerekliydi. Filme gelirsek, bu film yıllar önce (yaklaşık 13 yıl önce) daha çocukken izlediğim bir filmdi. Haliyle aklımda bölük pörçük yer etmişti. Ben de listenin başlarında yer almamasına ve kendime bu listeyi dayatıp da bizatihi kendimi hayattan soğutmamak için canımın istediği filmden başlamak istedim.
Filmin konusuna istediğiniz yerden elbette ki ulaşabilirsiniz. Kısaca özetlemek gerekirse, bu hayatta kaybedecek hiçbir şeyi kalmamış, bokstan başka bir zevki olmayan bir kızın ve iki tane kaybetmiş adamın hayatını konu ediniyor film. Dedim ya filmin konusunu ne kadar basite indirgediğinizle alakalı bir şey bu. Ama benim bu filmle ilgili size ne vereceğime gelirsek, filmin anlatıcısı (ki kendileri benim en sevdiğim oyuncudur) Morgan Freeman’ın jestlerini, mimiklerini, anlatımını iyi dinleyin ve gözlemleyin. Harikulade bir yetenek kendileri. Ne yalan söyleyeyim onun sahnelerinde ayrı bir zevk duyuyor, farklı bir doyuma ulaşıyorum. Galiba bunda oynadığı her rolün üstesinden gelişinin ve başarıyla kotarmasının etkisi var. Clint Eastwood gibi yılların oyuncusunu eleştirmek bana düşmez ama oyunculuğundan çok yönetmen işini beğendim zira filmin yönetmen koltuğunda Eastwood oturuyor. Hillary Swank’e gelirsek, bu film için sağlam bir kondisyon yapmış. Karşınızda gerçekten bir boksör varmış gibi hissediyorsunuz. Velhasıl film güzel, izleyenler varsa ve zahmet edip buraya kadar okuyanlar varsa yorumlarını yazsınlar. İzlemeyenler ve tekrardan izlemek isteyenler de zaman ayırıp bu zevki tatsınlar. Şimdiden iyi seyirler, yeni günde bol güneşler.
Not: Imdb Top 250 listesine bu linkten ulaşabilirsiniz; http://www.imdb.com/chart/top

Evvela Edebiyat 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

“Senin Sustuklarını da Ben İyi Dinlerim”

Peki, sizin de sustuklarınız, duyuramadıklarınız, dinletemedikleriniz var mı? Şimdi diyorsunuz bu kız yine hangi duygusal hikâyenin ...