5 Eylül 2018 Çarşamba

“Amaç, Türkiye'yi ve Türk Milletini Dize Getirmektir”


Evet, efendim günlerdir dolar yükseldi, altın düştü yükseldi, pazarlar alev aldı fiyatlardan derken bir bayrama daha kavuştuk. Hatta bunu haberlere konu olan; kurban fiyatları yükseldi mi, çikolata zamlandı mı, Kapalı Çarşı’dan son durum ne gibi günlük haberlerden anlayabiliyoruz. Kardeş ülkede son dönemlerde neler oluyor derseniz, ekonomik krizle karşı karşıya olduğu söyleniyor, battığı söyleniyor, artık toparlanamaz deniliyor, bundan sonra ne olur deniliyor, ne olacak bu Türkiye’nin hali deniliyor, Türkiye’de yaşanmaz artık deniliyor ve daha da deniliyor derken, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan son noktayı koydu. Bayram öncesi yaptığı konuşmasında halkına destek olacak, moralleri yükseltecek, Bayramı bayram yapacak cümleler kurdu. Hadi gelin konuşmalarına biraz göz atalım ondan sonra da ben de düşüncelerimi söylerim;
“Rabbimizin müjdesi olan Kurban Bayramı'nın rahmet ve bereketinin sıkıntılarımızdan kurtuluşumuza vesile olmasını diliyorum.  Türk Milleti, iyi günde de, kötü günde de birlik olabilme, kenetlenebilme, tek yürek, tek yumruk gibi hareket edebilme kabiliyeti sayesinde binlerce yıldır ayakta kalmayı başarmıştır.  Nitekim son yıllarda karşılaştığımız her saldırıyı, her darbe girişimini, her tuzağı bu sayede bertaraf ettik.  Hamdolsun, bugün de milletimiz aynı erdemli tavrı gösteriyor. Kurban Bayramımızın hemen ardından 947'nci yıldönümünü bizzat yerinde idrak edeceğimiz Malazgirt Zaferimizden bu yana, nice badirelere göğüs germiş bir milletiz. Özgürlüğümüzün sembolleri olan ezanımıza ve bayrağımıza yönelik her saldırıya aynı azim, kararlılık ve dirayetle karşılık verdik. Önümüzdeki hafta 96. yıldönümüne ulaşacağımız 30 Ağustos Zaferi de, vatanımıza sahip çıkma irademizin tezahürlerinden biriydi. 15 Temmuz'da, maziden atiye kurduğumuz köprüyü ve coğrafyamızdaki bin yıllık varlığımızı canımız pahasına koruma kararlılığımızı bir kez daha gösterdik. Ekonomimize yönelik saldırının, doğrudan ezanımıza ve bayrağımıza yönelik saldırılardan hiçbir farkı yoktur. Amaç aynıdır. Amaç, Türkiye'yi ve Türk Milletini dize getirmektir, esir almaktır. Biz, boynuna boyunduruk vurulmasındansa boynunun vurulmasını tercih eden bir milletiz. Terör örgütleriyle, içimizdeki ihanet çeteleriyle, bin bir hileyle, desiseyle, tuzakla çökertemedikleri Türkiye'yi, döviz kuruyla pes ettireceklerini sananlar, yanıldıklarını pek yakında göreceklerdir.  Allah'ın izniyle, ülkemiz bunların hepsinin de üstesinden gelecek güce, imkâna, dirayete sahiptir.  Yeter ki biz bir olalım, iri olalım, diri olalım, kardeş olalım, hep birlikte Türkiye olalım.  Bu vesileyle, Hac farizasını yerine getirmek için mübarek topraklarda bulunan kardeşlerimizin ibadetlerinin kabul ve makbul olmasını Rabbimden niyaz ediyorum.”
Ben de Sayın Cumhurbaşkanına katılıyorum. Türkler ve Türkiye, bu zamana kadar ne badireler atlatmış, nelere göğüs gelmiş bir millet ve devlettir, buna ekonomik krizler de dâhil tabi ki. Buna örnek olarak; 1929 Krizi, 1946-1954 ve 1958 Krizleri, 1969-1974-1978 ve 1980 Krizleri, 1986, 1988-1989 ve 1991 Krizleri ve en önemlisi, yakın zamanın en büyük krizlerinden biri 2001 Krizi oldu. Türkiye bugüne kadar tamı tamına 15 ekonomik kriz döneminden geçti ve bugünlere kayıplar vererek ama sağlam adımlarla, kendine bir yer edinerek geldi. Umuyoruz ki, bu yaratılan kriz dönemini de başarıyla atlatacak, güneşli günlere “merhaba” diyecektir. Başka bir yazıda görüşmek üzere, huzurla, mutlulukla ve barışla kalın.
Nergiz Garibli Kaya
20.08.2018


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

“Senin Sustuklarını da Ben İyi Dinlerim”

Peki, sizin de sustuklarınız, duyuramadıklarınız, dinletemedikleriniz var mı? Şimdi diyorsunuz bu kız yine hangi duygusal hikâyenin ...