Evet, efendim günlerdir
dolar yükseldi, altın düştü yükseldi, pazarlar alev aldı fiyatlardan derken bir
bayrama daha kavuştuk. Hatta bunu haberlere konu olan; kurban fiyatları
yükseldi mi, çikolata zamlandı mı, Kapalı Çarşı’dan son durum ne gibi günlük
haberlerden anlayabiliyoruz. Kardeş ülkede son dönemlerde neler oluyor
derseniz, ekonomik krizle karşı karşıya olduğu söyleniyor, battığı söyleniyor,
artık toparlanamaz deniliyor, bundan sonra ne olur deniliyor, ne olacak bu
Türkiye’nin hali deniliyor, Türkiye’de yaşanmaz artık deniliyor ve daha da
deniliyor derken, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan son
noktayı koydu. Bayram öncesi yaptığı konuşmasında halkına destek olacak,
moralleri yükseltecek, Bayramı bayram yapacak cümleler kurdu. Hadi gelin
konuşmalarına biraz göz atalım ondan sonra da ben de düşüncelerimi söylerim;
“Rabbimizin
müjdesi olan Kurban Bayramı'nın rahmet ve bereketinin sıkıntılarımızdan
kurtuluşumuza vesile olmasını diliyorum.
Türk Milleti, iyi günde de, kötü günde de birlik olabilme,
kenetlenebilme, tek yürek, tek yumruk gibi hareket edebilme kabiliyeti
sayesinde binlerce yıldır ayakta kalmayı başarmıştır. Nitekim son yıllarda karşılaştığımız her
saldırıyı, her darbe girişimini, her tuzağı bu sayede
bertaraf ettik. Hamdolsun, bugün de
milletimiz aynı erdemli tavrı gösteriyor. Kurban Bayramımızın hemen ardından
947'nci yıldönümünü bizzat yerinde idrak edeceğimiz Malazgirt Zaferimizden bu
yana, nice badirelere göğüs germiş bir milletiz. Özgürlüğümüzün sembolleri olan
ezanımıza ve bayrağımıza yönelik her saldırıya aynı azim, kararlılık ve
dirayetle karşılık verdik. Önümüzdeki hafta 96. yıldönümüne ulaşacağımız 30
Ağustos Zaferi de, vatanımıza sahip çıkma irademizin tezahürlerinden biriydi.
15 Temmuz'da, maziden
atiye kurduğumuz köprüyü ve coğrafyamızdaki bin yıllık varlığımızı canımız
pahasına koruma kararlılığımızı bir kez daha gösterdik. Ekonomimize yönelik
saldırının, doğrudan ezanımıza ve bayrağımıza yönelik saldırılardan hiçbir
farkı yoktur. Amaç aynıdır. Amaç, Türkiye'yi ve Türk Milletini dize
getirmektir, esir almaktır. Biz, boynuna boyunduruk vurulmasındansa boynunun
vurulmasını tercih eden bir milletiz. Terör örgütleriyle, içimizdeki ihanet
çeteleriyle, bin bir hileyle, desiseyle, tuzakla çökertemedikleri Türkiye'yi,
döviz kuruyla pes ettireceklerini sananlar, yanıldıklarını pek yakında
göreceklerdir. Allah'ın izniyle, ülkemiz
bunların hepsinin de üstesinden gelecek güce, imkâna, dirayete sahiptir. Yeter ki biz bir olalım, iri olalım, diri
olalım, kardeş olalım, hep birlikte Türkiye olalım. Bu vesileyle, Hac farizasını yerine getirmek
için mübarek topraklarda bulunan kardeşlerimizin ibadetlerinin kabul ve makbul
olmasını Rabbimden niyaz ediyorum.”
Ben de Sayın Cumhurbaşkanına
katılıyorum. Türkler ve Türkiye, bu zamana kadar ne badireler atlatmış, nelere
göğüs gelmiş bir millet ve devlettir, buna ekonomik krizler de dâhil tabi ki.
Buna örnek olarak; 1929 Krizi, 1946-1954 ve 1958 Krizleri, 1969-1974-1978 ve
1980 Krizleri, 1986, 1988-1989 ve 1991 Krizleri ve en önemlisi, yakın zamanın
en büyük krizlerinden biri 2001 Krizi oldu. Türkiye bugüne kadar tamı tamına 15
ekonomik kriz döneminden geçti ve bugünlere kayıplar vererek ama sağlam
adımlarla, kendine bir yer edinerek geldi. Umuyoruz ki, bu yaratılan kriz
dönemini de başarıyla atlatacak, güneşli günlere “merhaba” diyecektir. Başka
bir yazıda görüşmek üzere, huzurla, mutlulukla ve barışla kalın.
Nergiz
Garibli Kaya
20.08.2018
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder